• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
7° 3°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam80
Toplam Ziyaret117785
Üyelik Girişi
Çılgın Max: Öfkeli Yollar
Kıyamet sonrası dünya, çölleşmiş, susuz, bitkisiz… Bu dünyada hayatta kalmış çoğu hastalıklı bir grup insan ve onların üstüne acımasız krallığını kurmuş Ölümsüz Joe adında zalim bir hükümdar. Küresel çölün içinde düşsel bir vahaya ulaşmak için egemenlere başkaldıran bir kadın: Furiosa. Onun cennete giden zorlu yolunda karşısına çıkan umutsuz bir kahraman: Max!

Düzenin kontrolden çıktığı bir dünyada Mad Max (1979) ile başlayan Çılgın Max serisi, Mad Max 2: The Road Warrior (1981) ve Mad Max Beyond Thunderdome (1985) ile bütünüyle bir kıyamet sonrası dünya tasvirine dönüştü. Hafızalardan silinmeyen kahraman 30 yıl aradan sonra yeniden sahneye çıkıyor. Elbette zamanla gelişen teknolojik olanaklarla serinin yeni filminin çok daha görkemli olması bekleniyordu. Film kimi izleyicileri şaşırtıcı biçimde aksiyon ile başlıyor ve temposunu giderek arttırarak aksiyon ile noktalanıyor. Serinin hayranlarının bu filmde bekledikleri her şeyi bulacaklarını söylemek mümkün.

Özellikle son iki film ile arasında organik bağlar kuran Çılgın Max: Öfkeli Yollar’da en şaşırtıcı olan güçlü bir kadın kahramanın ortaya çıkması. Charlize Theron’un başarıyla canlandırdığı Furiosa, filmin özellikle birinci yarısında, Tom Hardy’nin Mel Gibson’u aratmayan performasına rağmen, Max’i gölgede bırakıyor. Bu kirli ve çirkin dünyada temiz ve güzel görünen yegâne varlıkların kadınlar olması, anne sütünün su kadar temiz görünmesi, kadınların kurduğu amazonvari bir cennetin peşinden koşulması, bu benzin, metal ve alev ağırlıklı dünyada kadınların hala büyük bir umutla bitki tohumlarını saklıyor olmaları filme feminist bir hava veriyor. Kim bilir, belki de onlar yönetmiş olsaydı dünya bu denli acınacak hale hiç düşmeyecekti!

Film, boş inançlarla kandırılarak köleleştirilen yığınları eleştirerek, toplumda yerleştirilmiş kuralları ve bunları dayatanları sorgulamaya itiyor. Elbette yaşadığımız dünyada ne büyük güzellikler olduğunu bize hatırlatıyor, bunların ortadan kalkması durumunda yaşanabileceklerin küçük bir örneğini vererek, ayağımızı denk almamızı da öğütlüyor.


© 2013 www.erginciftci.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1225 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Beni Takip Et!

 Facebook Takip Et!

 Twitter