• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
7° 3°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam78
Toplam Ziyaret125086
Üyelik Girişi
Beyaz Dağlar


Kırgız delikanlısı Mukash, karlı dağlarda yürürken, onun Bolşeviklere katılmaya giden bir gönüllü olduğunu sanan Beyaz Ordu askerleri tarafından yolu kesilir. Uzun kovalamacadan sonra yakalanmak üzereyken bir Kızıl Ordu askeri onu kurtarır. Mukash’ın aslında ülkesinde yaşananlardan pek de haberi yoktur. Babası ölmüş, annesi evde bir başına kalmıştır. Bir taraftan annesinin yanına dönmek isterken diğer taraftan da kente gitmek, okumak ve kendine yeni bir hayat kurmak istemektedir.

Mukash, dönüş yolunda, üstünde felaket habercisi bir siyah bayrak asılı olan, bir yurda rastlar. Burada başından büyük felaketler geçmiş bir aile yaşamaktadır. Yurdun en dikkat çekici kişisi kör bir kadındır. Kocası ve oğlunun öldürülünce üzüntüden kör olmuştur. Geride kalan tek varlığı güzel kızı Uldzhan ile Mukash arasında kısa sürede yakınlaşma olur. Buraya dek yolunu çizememiş Mukash artık Uldzhan ile nehrin karşısına geçmeye, kentte ve buradaki yeni atmosferde yaşamaya karar verir. Ancak Beyaz Ordu askerleri ve onarla işbirliği halindeki yöneticiler peşlerine düşer. Mukash kendisini feda ederek Uldzhan’ın nehri geçmesini sağlar.

Beyaz Dağlar filmi, Kırgızların, Rus Çarlığına karşı 1916 yılında kalkıştıkları isyanın hemen sonrasında geçer. Yaşanan bu zor ve acılı dönemi anlatırken, bütün olumsuzluklara rağmen ayakta kalmayı başaran kör anneyi acınası ülkeyi temsil eden bir metafor olarak kullanır.

Etkileyici ezgileri, yasları, öyküleri ve kulağımıza yabancı gelmeyen selam ve sözleriyle Beyaz Dağlar sizi kendine çeker, oradan hiç inmek istemezsiniz.


© 2013 www.erginciftci.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1066 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın